oyuk dünya

Oyuk Dünya Teorisi (Agarta ve Şambala)

Düz dünya teorisini bilmeyen yoktur, ama Nazi Almanya’sında Adolf Hitler’in bile üzerinde araştırmalar yaptığı ve hemen hemen tüm dinlerde bulunan, yer altında yerleşik yaşamın olduğu yani dünyanın içinde bir dünya olduğu teorisini bilen çok azdır diye düşünüyorum. Bugün sizlere Oyuk Dünya (Hollow Earth)  teorisinden bahsetmek isterim. Sade kahveniz, şekersiz çayınız hazırsa başlıyoruz.

oyuk dünya
oyuk dünya

OYUK DÜNYA TEORİSİ NEDİR?

Oyuk Dünya teorisine göre Oyuk Dünya denilen yerde aynı bizim Dünyamızda olduğu gibi denizler,ırmaklar,kıtalar ve şehirler ve en önemlisi hayat olduğu ve buraya Dünya kabuğunda bulunan mağaralar aracılığıyla ulaşılabildiği söylenmektedir.

oyuk dünya
oyuk dünya yer altı tasfiri

DİN VE TARİH AÇISINDAN OYUK DÜNYA

Oyuk Dünya teorisi eski Yunan geleneklerinde de adı geçen çok eski tarihlere dayanan bir teori.  İncil’de Gog, İslam’da Yecüc Mecüc dünyanın 7 tabakadan oluştuğuna ve yeraltı şehirlerinde yaşayan ırkların özellikle Himalaya dağlarının yamacındaki geniş ve çok büyük mağaralarda yaşadıklarına inanırlar. Bu yeraltı ırkının zaman zaman da yer üstüne çıktıklarını iddia ederler. Budizm ve Hinduizm, Agartha gibi yer altı medeniyetlerinin olduğuna dair çok ciddi inançlar beslerler.

Budizme göre; eski zamanlarda uzaydan gelen üstün bir ırk, Himalaya dağları’nın altında yer alan sonsuz mağaralar ülkesine yerleştiler. Bu uzaylı ırkın insanları daha sonra Agartha ve Shamballa olarak ikiye ayrıldılar. Agartha sağ eli, iyilik, dürüstlük yolunu; Shamballa ise sol el, yani karanlık yolu tercih etmiştir. Agartha dünya toplumlarından uzak kalmayı tercih ederken, Shamballa dünyayı ele geçirmek ister.

İç Dünya’ya Tibet’in başkenti Lhasa’dan bağlanıldığı iddia edilir. Sırrı saklamak üzere yemin etmiş, Tapınak Şövalyeleri ve Lamalar tarafından korunduğu iddia edilir. Benzer bir tünelin Giza’da Büyük Piramitin altında olduğu ve gizli odaların Agartha’ya bağladığına inanılır.                                               

Amerikalı yerlilerinde Navajo efsaneleri, insanın atalarının Dünya’nın altından geldiğini öğretir. Kadim insanların doğaüstü güçleri vardı, ama büyük bir tufan tarafından büyük mağaralardan dışarı sürüldüler. Yüzeye çıktıklarında, kendi büyük tapınaklarını bir kez daha aramadan önce, büyük bilgilerini insan ırkına aktardılar.

Eskimo, Çin ve Mısır yazılı kaynakları Kuzey Yarım Küre’de büyük bir açık kara parçasından bahseder. Dünya kabuğunun altında yaşayan insan ırkının olduğuna inanılır.  Bu yazılı kaynaklar kendi atalarının Dünya’nın içindeki cennet topraklardan yeryüzüne geldiklerini anlatır. Yeraltı krallığının şu andaki nüfusunun milyonlarca olduğuna inanılır ve insanların Dünya’nın yüzeyinde bulunan bilimlerden çok daha üstün bir bilime sahip olduğu inanılır, bunların arasında yeraltı tünellerinde muazzam hızlarla işleyen arabalar da var.

Kimi kaynaklarda  Göktürk, Uygur ve Hun masallarında anlatılan “ataların kutsal mağaraları” ile bir mağaradan geçilerek ulaşılan “gizli ülke” inanışına göre Agarta’nın sembolleri bulunmaktadır.

Agarta Sembolleri

BİLİMSEL TEORİLER

Jeoloji bilimi “dünyada bir delik açıp aşağı doğru inerseniz ısı, magmaya yaklaşıldığı için gitgide artmalıdır” önermesinde bulunmuştur. Ancak Kazakistan’da yapılan 12 km’lik yer altı sondajlarında ısının sabit kaldığı görülmüş ve bu durum dünya jeoloji literatürünü baştan aşağı değiştirmiştir. Daha sonra 1981 yılında NY Times’da çıkan habere göre Rusya ve Azerbaycan’da yapılan deneylerde, 10 km’lik derinliğe ulaşıldığında sıcaklığın artması beklenirken azaldığı gözlemlenmişti. Bu bilimsel deneyler bilim adamlarının konuya olan ilgisini arttırmıştır.

oyuk dünya

Günümüzde bazı insanların inandığı Oyuk Dünya (Hollow Earth) teorisi, 18.yüzyılda Edmond Halley adlı bilim adamının teorisi ile farklı bir boyut kazanmıştır. Edmond Halley olağandışı pusula okumalarının, dünyanın içinde bulunan katmanların kutuplarından kaynaklandığını iddia etmiştir. Ancak Bilim, Dünya’nın merkezinin, demir ve nikelden oluşan bir çekirdekten ve onu çevreleyen magmadan oluştuğunu söylüyor. Buna inanmayanlardan biride  Rodney Cluff, kaşiflerin aslında Dünya’nın merkezine gittiğini ancak bazılarının gördüklerini anlatmak için döndüğünü bazılarının ise bu harika yerde kaldığını iddia ediyor. Hatta Cluff, İkinci Dünya Savaşı’nda Karl Unger adlı bir Alman’ın oraya gittiğini ve sığınma talebinde bulunduğunu da öne sürüyor.

Ayrıca bazı kaynaklar, yeraltı ülkesinin giriş kısmının Kuzey ve Güney Kutup bölgelerinde oluşmuş büyük deliklerden olduğunu ve bunu uydu fotoğrafları ile kanıtladıklarını iddia etmektedir.  Amiral Richard Byrd 1947 yılında yaptığı Kuzey Kutbu seyahatinde binlerce yıllık “kayıp dünya teorisini” doğruladığını iddia eder ve bunu günlüğünde detaylıca aktarmaktadır.

1818 yılında Eski Piyade Yüzbaşı Cleves  Symnes yüzlerce önemli insana mektup gönderdi. Bu mektupta; “Bütün dünyaya yeryüzünün içi boş ve yaşanılır durumda olduğunu beyan ediyorum. İçiçe konulmuş bir çok katı küreden meydana gelip kutuplarda bir girişi vardır. Bu söylediklerimin gerçek olduğunu ispat etmeye hazırım. Dünya bana yardım ederse yeryüzünün içini keşfedeceğim” der. Yüzbaşına göre dünya içiçe geçmiş beş küreden meydana geliyordu. Yani yaşanılabilir beş ayrı dünya vardı.

Bu konu Adolf Hitler ‘in çok ilgisini çekmiş ve bir çok araştırma yaptırmıştır. Nazi Almanya’sı döneminde Hitler bir çok Nazi Subayını Agartha’nın girişini bulmak için Tibet’e göndermişti.

Günümüzde bazı insanlar Oyuk Dünya teorisine inanmakla birlikte, bir çok insan da bunun  imkansız olduğunu belirtmekte. Hayat neler gösterecek, yaşayalım görelim.

Bir araştırmamızın daha sonuna geldik, bilimle kalın, bizimle kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.